Gıdalarda helal ve haram

Allah (c.c.) tarafından yenilip içilmesi meşru kılınan yiyecek ve içecekler helaldir. Rabbimizin yenilip içilmesini yasakladığı gıdalar da haramdır. Helal veya haram olduğu kesin olarak bilinmeyen gıdalar da şüphelidir. Türkiye gibi şeriatle yönetilmeyen ülkelerin gıda yönetmelikleri, İslami kurallara göre düzenlenmediği için, bu ülkelerdeki işlenmiş, ambalajlanmış ve ya içine katkı maddesi katılmış tüm gıdalar şüphelidir.

Günümüzde şeytanın bile aklına gelmeyecek olan maddelerden katkı maddeleri üretilmektedir. İnsan kılı, domuz derisi, çeşitli böcekler, İslami usulle kesilmemiş çeşitli hayvansal yağlar, alkol… Türk Gıda Kodeksine göre, bir miktara kadar katkı maddesi katılsa bile ambalaj üzerine yazılma zorunluluğu yoktur. Dolayısıyla ambalaj üzerinde yazılmış olan yazılara asla güvenilmez. Bu, yasayla belirlenmiştir.

Nu’man İbn-i Beşir radıyallahu anhuma anlatıyor:

“Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

Şurası muhakkak ki, haramlar apaçık bellidir, helaller de apaçık bellidir. Bu ikisi arasında (haram veya helal olduğu) şüpheli olanlar vardır. İnsanlardan çoğu bunları bilmezler. Her kim bu şüpheli şeylerden kaçınırsa, dinini de, şerefini de korumuş olur. Kim de şüpheli şeylere yönelirse harama düşmüş olur, tıpkı koruluğun etrafında sürüsünü otlatan çoban gibi, ki her an koruluğa düşebilecek durumdadır. Haberiniz olsun, her melikin bir koruluğu vardır, Allah’ın koruluğu da haramlarıdır. Haberiniz olsun, cesette bir et parçası var ki, eğer o sağlıklı olursa, cesedin tamamı sağlıklı olur, eğer o bozulursa, cesedin tamamı bozulur. Haberiniz olsun bu et parçası kalptir.

(Buhari, İman 39, Büyû’ 2; Müslim, Müsâkat 107, (1599); Ebu Davud, Büyû’ 3, (3329, 3330); Tirmizi, Büyü 1, (1205); Nesai, Büyü 2, (7, 241).

 

Kim şüpheli şeylerden kaçınmazsa harama düşer. Dinini ve şerefini kaybeder.

Türk Gıda Kodeksi yönetmeliği, beşeri bir kanundur. Dayanağı laik bir devlet ve Avrupa Birliği müktesebatıdır. Bu yönetmelik okunduğunda ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılır. İnternetten rahatlıkla ulaşabilirsiniz.

İslam’da haram ve helali belirleme yetkisi Allah’a aittir. Birkaç ayet okuyalım:

“Ey İnsanlar! Yeryüzünde bulunan gıdaların güzel ve temiz olanlarından yiyin, şeytanın peşine düşmeyin, zira şeytan sizin apaçık bir düşmanınızdır.” (2/168)

“Ey İman edenler! Size verdiğimiz rızıkların iyilerinden yiyin, eğer siz gerçekten yalnız Allah’a kulluk ediyorsanız, O’na şükrediniz” (2/172)

“Allah’ın size helâl ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin ve kendisine iman etmiş bulunduğunuz Allah’tan korkun.” (5 /88)

Leş, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına kesilenler, -canları çıkmadan önce kesmemişseniz, boğulmuş, bir yerine vurularak öldürülmüş, düşüp yuvarlanmış, başka bir hayvan tarafından süsülmüş, yırtıcı hayvan tarafından yenmiş olanları- dikili taşlar üzerine boğazlananlar ile fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı; bunlar fasıklıktır. Bugün, inkar edenler sizi dininizden etmekten umutlarını kesmişlerdir, onlardan korkmayın, Benden korkun. Bugün, size dininizi bütünledim, üzerinize olan nimetimi tamamladım, din olarak sizin için İslam’ı beğendim. Açlıktan darda kalan, günaha kaymaksızın yiyebilir. Doğrusu Allah bağışlayandır, merhametli olandır. (5\3)

 

Birkaç tane de hadis okuyalım:

İbni Ömer r.a. anlatıyor: Rasulullah s.a.v. buyurdular ki: 

Her sarhoş edici haramdır, çoğu sarhoş eden şeyin azı da haramdır.
(Kutubi Sitte 6969)

Resul-ü Ekrem (s.a.s.):

“Allah yolunda sefer yapmış, üstü başı tozlanmış bir adam, ellerini göklere uzatarak: “Ya Rab, ya Rab!” diye yalvarıyor. “Hâlbuki onun yediği haram, içtiği haram, giydiği haram, gıdası haramdırBöylesinin duası nasıl makbul olur?” buyurmuştur. (Müslim) 

Resul-ü Ekrem (s.a.s.):

Her kim ki vücudunun uzviyeti haram lokma ile teşekkül etmiştir. Artık cehennem, o vücuda yaraşan en iyi yerdir.”(Sahih-i Buhari)

Bu konuyla ilgili çok şey söylenebilir. Son asırlarda insanlar kapitalizmin etkisiyle gıda konusunda çok çok azdılar. Amaç para kazanmak… Bunun için de her yol mubah… İnsanların damağına hitap edip onları ürettiklerine bağımlı hale getirdiler. En nihayetinde insanlar sürüleşti… Rabbimiz buyuruyor ki:

İş başına geçtiğinde yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak, ekini ve nesli yok etmek için didinir. Allah da bozgunculuğu sevmez. (2\205)

 

Gidaraporu.com adlı sitede şu güzel özet yapılmış:

“Helâl ve haram kılma hakkı yalnız Allah (c.c.)’ındır.

Helâl’i haramlaştırmak, Allah (c.c.) ‘a ortak koşmaktır.

Haram olan çirkin ve zararlıdır.

Helâl’de, haram’dan kaçınmak için her şey vardır.

Harama götüren her şey haramdır.

Haramı helalleştirmek için hile yapmak haramdır (Küfürdür).

Sadece iyi niyet, haramı helal yapmaz.

Şüpheli olan her şeyden kaçınmak esastır.

Haram herkes için haramdır.

Alkol kullanmadan, eti helal ve kesimi İslami usulle yapılan hayvani veya bitkisel tabanlı katkı maddeleri %100 helal kabul edilir.

Yenmesi haram kılınmış veya kesimi İslami usulle yapılmamış hayvani kaynaklı veya bitkisel olduğu halde alkolle muamele görmüş maddelerden yapılmış katkı maddeleri %100 haram kabul edilir.

Yenmesi haram kılınmış veya İslami usulle kesilip kesilmediği, bitki kökenli olduğu halde alkolle muamele yapılıp yapılmadığı bilinmeyen katkı maddeleri de şüpheli kabul edilir.”

Ali Çelik