Teşebbüh

28 Şubat 2020 Kavramlar, Slayt0

Abdullah b. Ömer (r.a.)’den nakledildiğine göre, Rasûlüllah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:“Kim bir kavme benzerse, o da onlardandır.”  (Ebû Dâvûd, Libâs, 4 /Ahmet bin Hanbel, Müsned)

Kime/kimlere benziyoruz? Kimlere benziyorsak onlardanız. Biz kimiz ve kimlerdeniz?

Başkalarına benzemeye, onlar gibi olmaya ve başkalarını taklit etmeye “teşebbüh” denir.

Kafirler çorap giyiyor, biz de giysek onlara benzemiş olur muyuz? Bu bir benzeme olsa bile hadisin kasdı bu değil. Dikkat edilecek olursa hadiste, ‘Kim bir kavme benzerse’ deniyor. Yani, ‘bir kavme has olan noktada onlara benzerse’ demektir. Bu benzeme; şeklen, ruhen, fikren… ķısaca her yönden olabilir.  Süs amacıyla da olsa haç takan hıristiyanlara benzemiş olur. Çünkü haç takmak hıristiyanlara hastır. Kadın erkek tokalaşması, akraba bile olsalar, batılılara benzemedir. Sofrada herkesin ayrı ayrı tabakta yemek yemesi, sünnete muhalif olduğu için müslüman kavme benzememedir, yani başkalarına benzemedir. Modaya uymak, kadınlarınların annelik gibi şerefli bir makamı terk edip doğum kontrolüne başvurması da batılılara benzemeye örnek verilebilir.

Cahiliye toplumunda yaşayıp sahabeye mi benziyoruz? Yoksa şu cahiliye toplumundan bir farkımız yok mu? Zevklerimiz ve haz duyduğumuz şeyler onlarınkiyle aynı mı? Oturup kalkmamız, derdimiz, gayemiz… onlarınki gibi mi? Onlar gibi mi yiyip içiyoruz? Kime benziyoruz?

Dünyada misafir gibi yaşayanlara mı, hiç ölmeyecek gibi davrananlara mı benziyoruz?

Bebeklerimizi nasıl yetiştiriyoruz? Çocuklarımızı batılı eğitimci ve pedagogların metotlarıyla yetiştirmek batılılara benzemek değil mi? Evlatlarımız onlar gibi mi olsunlar istiyoruz?

Çocuklarımız için hazırlamaya çalıştığımız gelecek, onları sahabeye mi, yoksa şu cahiliye ehline mi benzetecek? Onları şehadete mi, dünyanın refahına mı hazırlıyoruz? Çocuklarımız ne giyiyor, ne yeyiyor, ne ile uğraşıyor; kısaca yaşantılarıyla kime benziyor? Kime benziyoruz? 

Evimize giren nasıl bir yaşam sürdüğümüzü düşünür? Evimiz ona kimleri, neyi hatırlatır? Evlerimiz, bizi yansıtan aynalarımızdır. Evimiz bizi dünyaya bağlıyor olmasın? Rasulullah’ın (s.a.s.) evini beğenir miyiz? O (s.a.s.) bizim evimizde yaşamak ister miydi?

Amellerimiz, cahiliyedeki gibi dünyaya mı yoksa sahabedeki gibi ahirete mi yönelik? Yoksa dünyaya çalışıp ahireti mi hayal ediyoruz? Kim gibiyiz?

Rızkı kimden bekliyoruz; Allah’tan mı, sebeplerden mi? Bu bizi kime benzetiyor?

Müslüman kadınların evlerinde batı tarzı giyim kuşamı onları kime benzetir? Bu, kafirlere benzemekten başka nedir? Bu, çocuklara cahiliyeyi sevdirir ve çocukları onlara özendirir. Erkeklerin de gözlerini dışarıya çevirir. Kime benziyoruz?

Soframız, sofraya oturuşumuz ve yeyip içmemiz nasıl? Kim gibiyiz? Sünnetteki gibi aynı kaptan mı yeyiyoruz? Soframızda kaç çeşit yemek var? Soframız Rasulullah ın sofrasına benziyor mu? Helal ve Tayyib mi yeyip içtiklerimiz? 

Kılık kıyafetimiz kimi hatırlatıyor? Saçımızın şekli Rasulullah’ın belirttiği şekilde mi, yoksa şu cahiliye ehlininki gibi mi? Ya sakalımız nasıl? Sakalımızın şekli sakal modasına uygun mu? Kime benziyoruz? 

Fikirlerimiz ile cahiliye arasında bir paralellik yok mu? Medya düşüncelerimizi yönlendiriyor mu? Olayları, hadiseleri nasıl değerlendiriyoruz? Deprem gibi afetlere bakışımız, kimin bakışı gibi? Mesela kovid-19 hakkında nasıl düşünüyoruz? Kim gibi düşünüyoruz?

Gündemimiz kimin gündemine benziyor? Hangi şeyleri konuşuyoruz? Plan ve hayallerimiz kimlerinkine benziyor? Hedefimiz ve bunlara yönelik amellerimiz, Allah’ın rızasını kazanmaya mı, dünyayı elde etmeğe mi yönelik?

Medyayı nasıl kullanıyoruz? Bu bizi kimlere benzetiyor? Sosyal medyada kendimizi kaybetmedik mı? Kime benziyoruz? 

Eşyaya nasıl bakıyoruz? Allah, dünya ve içindekileri insanoğluna hizmet için yaratmıştır. Eşya mı bize biz mi eşyaya hizmet ediyoruz? Bu noktada kime benziyoruz?

Boş vaktimizi değerlendirdiğimiz aktivitelerimiz nelerdir? Kim gibi değerlendiriyor yada kim gibi harcıyoruz? Uyku, gezip tozma, gıybet, YouTube, Facebook, dijital oyunlar…  ile mi harcıyoruz, Kur’an, zikir, ilim, mücahade, tefekkür, tebliğ… ile mi değerlendiriyoruz? Kime benziyoruz?

Mala bakışımız kimin bakışı gibi? Daha çok olsun yarışı içinde miyiz? Şer’i ölçülere göre ihtiyaçlarımızı karşılamak için bir vasıta olarak mı görüyoruz? Sahabe gibi sevdiğimizi öteki dünyaya mı gönderiyoruz? Yoksa, ehl-i dünya gibi arttırıp bekçiliğini mi yapıyoruz? Kime benziyoruz?

Gündüz yaptıklarımız, koşturmamız, uğraşılarımızla kimlere benziyoruz?

Gece amellerimiz nelerdir? Çoluk çocuğumuzla ilişkilerimiz, ibadetlerimiz, uykuya bakışımız bizi kimlere benzetiyor? 

Rüyalarımız kimlerin rüyalarına benziyor?

Namazımız  kimlerin namazı gibi? Huşu, hudu ile ikame edip muhafaza edenlerin namazları gibi mi, yoksa namazlarında gafil olanlarınki gibi mi?

Ramazanımız kimin ramazanı gibi? Gündüz aç kalıp, gece tıka basa yeme ile bu ayı heba edenler gibi miyiz? Allah’ın rahmetiyle bu ayı ihya edenlerden miyiz?

Aile yapımız, İslami aileye mi benziyor? Evimizde ne konuşuyoruz, ne yapıyoruz? Evimiz mescide mi, yoksa herhangi bir cahiliye evine mi benziyor? İslami ölçülere göre, evimiz sade mi, lüks mü? Evimizde hangi programa göre davranıyoruz? Daru’l-Erkam programı mı, darul cahiliye programı mı? Herkes ferdi görevini yapıyor mu? Salih bir ev reisi adam; saliha, muti bir kadın ve bu evde İslam’la yetişen sorumluluk anlayışı kazanmış evlatlar mı var? Yoksa evlerimiz otel gibi mi? Kime benziyoruz?

Ticaretimiz takva, hak, adalet ve helal ölçülerince mi yürüyor. Yoksa cahiliye toplumu ne yapıyorsa öyle mi yapıyoruz? Nasıl bir işçiyiz, patronuz, ortağız? İslam mı ticaretimize hakim, cahiliye mi? Ticaretimizin fıkhını biliyor muyuz? Kime benziyoruz?

İşe bakışımız ve iş hayatımız nasıl? Kime benziyoruz?

Ahlakımız, huyumuz, hislerimiz, sevgimiz, merhametimiz, kızmamız, kendimiz ve çevremize olan davranışlarımız hangi ölçülere uygun? Peygamber (s.a.s) ahlakıyla ahlaklandık mı? Kime benziyoruz?

Adet ve alışkanlıklarımızla kime benziyoruz?

Yaptıklarımıza hakim olan şeriat mi, menfaatlerimiz mi? Kim gibiyiz?

….

Kim gibiyiz, kime benziyoruz? Kime, kimlere benziyorsak onlardanız. Kabirde, mizanda, sıratta onların gördüğü muameleyi göreceğiz. Dünyada kim gibiysek, ahirette onlarla haşrolunacağımızı unutmayalım. İslami hayat tarzı, kimliğimiz; Sünnet de yolumuz olmalıdır. 

Benzeme hem akide hem de amelde olabilir. Kimlere ne kadar benziyorsak, o kadar onlardanız.

Ehli kitap, müşrik ve kâfirlere muhalefet; birçok hadiste (Muslim, Nesai, Hakim ve İ. Ahmet’in Müsned) emredilmiş ve onlara benzeme nehyedilmiştir. Kafirlere menzememek dinde temel bir asıldır.

İnsanın içi kime benzerse dışı da ona benzer. Dışı kime benzerse içi de ona benzer. Benzeme hem sebep hem de sonuçtur. İnsanın zahiri, batınının aynasıdır. Dervişin fikri ne ise zikri odur. Tedirgin olmadan aynaya bakabiliyor muyuz? Gerçekten kime benziyoruz?

Peki yakınlarımız; karınız, kızımız, kocamız, oğlumuz, babamız, anamız, muhabbet arkadaşlarımız ve arkadaşlarımız kime benziyor? Biz kime benziyoruz?

Kime benziyorsak o, aynadaki yansımamızdır.

İnsan kimi severse, ona benzemek ister. Kimi seviyoruz? Hadiste buyrulduğu gibi, kişi ahirette sevdikleriyle beraber olur. 

Heva, peşin zevkler, şeytani vesvese ve cahiliyeye karşı aşağılık kompleksi cahiliyeye meylettirir. Yoksa kınayanın kınamasından mı korkuyoruz? Akıllı olan vahye uyar, baki olanı ister. Unutmayalım ki, Rabbimiz, “İnanıyorsanız üstünsünüz. (Al-i İmran, 139)” diye buyuruyor. Üstün olanı bırakıp aşağılık olan cahiliye ehline benzemek kime yakışır?..

Kendi gibi olamayan, başkaları gibi  olur. 

O halde sen yüzünü, bir hanîf olarak dine, Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata çevir. Allah’ın yaratışında değiştirme olamaz. Dosdoğru din işte budur. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar. (Rum, 30)

Niçin yaratıldık? Usvetun hasene kim? Dünyada izzet, hahirette kurtuluş fıtrata dönmede ve Rasulullah’a (s.a.s) uymada… Kime benzeyelim?

“Andolsun ki, sizin için, Allah’ı ve âhiret gününü ümid eden ve Allah’ı çokça anan kimseler için, Resûlullah’ta güzel bir örnek (usvetun hasene) vardır.” (Ahzab, 21)

Abdullah b. Ömer (r.a.)’den nakledildiğine göre, Rasûlüllah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:“Kim bir kavme benzerse, o da onlardandır.”  (Ebû Dâvûd, Libâs, 4./ Ahmet bin Hanbel, Müsned)

Ali Çelik