
EY OĞUL!
İlimsiz amel olamayacağı gibi, amelsiz ilim de deliliktir. Bugün seni günahlardan uzaklaştırıp itaat ve ibadete sevk edemeyen ilim, yarın da cehennem ateşinden uzaklaştıramaz. Bugün ilminle amel edip geçen günlerde yapamadığın hayırları yapmazsan, yarın kıyamet günü. “Ey Allah’ım! Bizi tekrar dünyaya geri döndür de salih ameller işleyelim” diyenlerden olursun. Fakat orada sana: “Ey ahmak, sen zaten oradan geliyorsun” denilir.
EY OĞUL!
Gayretin, ruhunu kemâle erdirmek, nefsini yenmek ve bedenini ölüme hazırlamak olsun. Zira sonunda varacağın yer kabir çukurudur.
Kabir ehli seni: “Acaba bize ne zaman katılacak?” diye beklemektedir. Onların yanına azıksız gitmekten sakın!
Hz. Ebû Bekir (r.a) şöyle demiştir: “Bu bedenler ya kuşların kafesi ya da hayvanların ahırıdır.”
Düşün! Kendinin hangisinden olduğuna bak! Eğer bedenin, kuşların kafesi gibi temiz ve uçmaya hazır ise, o zaman: Ol.
“Sen O’ndan hoşnut, O da senden hoşnut olarak rabbine dön” ilâhî nidasını işitince, cennetin en üst noktalarına ulaşıncaya kadar yükselirsin.
Resûlullah (s.a.v) Sa’d b. Mu-âz hakkında şöyle buyurmuştur:
“Sa’d b. Muâz’ın ölümünden Rahmân’ın Arşı sallandı.”
Yok, eğer -Allah korusun!- bedenini hayvan ahırına çevirip sadece yeme içme, yatıp uyuma ve dinlenme ile meşgul olursan, şu âyetteki kimselerden olursun:
“Onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da sapık ve şaşkın bir hâldedirler.”
Bu durumda, dünyadan ölüp gittiğinde cehennemin bir çukuruna girmeyeceğinden emin olma!
(Gençliğe Öğütler, adlı kitaptan)